Baskılarınız Gençlere Sökmeyecek

Boğaziçi’ne atanan kayyım Melih Bulu’yu protesto eden onlarca öğrencinin KYK kredi ve bursları kesildi. Bursu kesilen öğrencilerin ne okulda, ne de mahkemelerde aldıkları bir ceza yok. Hukukçular uygulamanın dayandığı maddenin yürürlükten kaldırıldığını anlatıyor. Ancak Kredi ve Yurtlar Kurumu, tek sayfa Emniyet yazısı nedeniyle tereddüt etmeden burs ve kredileri kesiyor. 
 
Uygulamanın hiçbir hukuki dayanağı yok. Mahkemeler yoluyla itiraz edilince uygulama durdurulabiliyor. Ancak yalnızca Boğaziçi direnişine katılanlara değil, senelerdir bir eyleme, açıklamaya katılan ve nedensiz polis saldırısıyla gözaltına alınan tüm öğrencilere bu işlem ısrarla uygulanıyor. Çünkü kolluk güçleri toplumun siyasi haklarını kısıtlamayı, onları yıldırmayı ve gözlerini korkutmayı görev edinmiş durumda. Gençler maddi koşulları nedeniyle burs ve kredi gibi yardımlara ihtiyaç duyuyor. Burs ve kredi miktarları çok büyük olmasa bile öğrenciler için önemli gelir kaynakları. Yoklukları birçok öğrenci için hem okuyup hem çalışmak zorunda kalmaya yol açıyor. 
 
 Devletin kurumları da bu koşulları ‘hizaya çekmek’ için kullanmaktan geri durmuyor. Boğaziçi direnişinde kolluk güçlerinin öğrencilerin ailelerini aradığını gördük, öğrencileri ‘sohbetler’ için çağırdığını gördük, örgütlü öğrencileri hedef göstererek direnişi bölmeye çalıştığını gördük. Bursların kesilmesi de bu taktiklerden farklı değil. Hukuksuz uygulamalarla öğrencilerin iradesi kırılmaya çalışılıyor. Kamu kaynaklarını yandaşlarına dağıtanlar, kredi ve bursları da kendi amaçlarına uygun olarak kesebileceklerini sanıyor.
 
Asıl önemli nokta ise öğrencilerilerin siyaset yapmalarının hukuksuzca yöntemlerle cezalandırılmaya çalışılmasıdır. Gençlerin özgürce siyaset yapabilmeleri, üniversitelerin özerklik ve demokratikliğinden ayrı bir mesele değil. Toplumun tümünün siyaset olanaklarının kısıtlanmasından da ayrı değil. Tüm bu baskılara karşı gençlik mücadeleye devam edecek.